Neredeyse terapist adedi kadar terapi tanımı mevcuttur. Psikoterapi, en yalın tanımıyla, danışanla terapist arasında yürütülen bir ilişkidir. Tüm ilişkilerde olduğu gibi her iki taraf da memnun olursa başarılıdır. Bu ilişki çerçevesinde sağlanan ortam yargıdan ve eleştiriden bağımsızdır. Terapistin danışana tarafsız ve anlayışla yaklaşımı danışanın kendisini farklı bir bakış açısıyla değerlendirebilmesine olanak tanır. Terapi seansları tam gizlilik esasıyla gerçekleştirilir. Terapist ve danışanın psikoterapi ilişkisi öncesinde birbirlerini tanımıyor olmaları gerekmektedir. Bu dinamik, psikoterapiyi diğer ilişkilerden ayırır. Böylece danışanın yalnızca kendisine ait olacak bir ortam yaratılabilmektedir.

Bu, kişiye özel psikoterapi ortamı; yarattığı güven ve gizlilik nedeniyle danışanın başka şekilde paylaşamayacağı iç dünyasını terapi odasına getirebilmesini sağlar. Dış dünyada farkında olmadığı kendine ait dinamikleri fark etmek yoluyla kişi gelişmeye, değişmeye, sorunlarını çözümlemeye başlayabilir.

Terapi, öncelikle ve her şeyden önce bir süreçtir. En basit şekliyle terapi, iki insanın - terapist ve danışanın - bir insanın hayatına odaklanması olarak düşünülebilir. Genel olarak psikoterapi seanslarının düzenliliği önemlidir. Seanslar haftada bir, gerektiği durumlarda iki görüşmedir. Görüşmelerin süresi 50 dakikadır. Görüşmelerle ilgili genel kurallardan bazıları, saatlere sadık kalmak, gelinemeyecekse 24 saat öncesinden haber vermektir.

İyi, ya da kötü terapist yoktur. Kişinin ihtiyaçlarına ve yapısına uygun olan veya uygun olmayan terapist vardır. Bu nedenle, ilk seans tanışma, uygunluğun her iki tarafça da belirlenmesi,  hedeflerin saptanması için önemlidir. Danışan, bu süreçte terapistin eğitimini, yetkinliğini sorgulayabilir.

Psikoterapinin fayda sağlayabilmesi için danışanın tüm beklentilerini ve hedeflerini terapist ile açıkça paylaşmasında fayda vardır. Varsa, geçmiş terapi deneyimleri ve önyargıları bilindiğinde, terapinin daha sağlıklı bir süreç olması sağlanabilmektedir.

Çok farklı terapi ekolleri vardır. Bilişsel, davranışsal, analitik, hümanistik ve gestalt bunlardan bazılarıdır. Olumlu sonuç elde etmek açısından, danışan terapist ilişkisi terapi ekolünden daha önemlidir. Terapide, ne tür bir terapi uygulandığını bilmek kişiye yardımcı olabilir, bununla birlikte en önemli faktör danışanın terapiste güvenmesidir.

Tüm terapilerde güçlü bir eğitim unsuru vardır. Bazı ekoller daha yönlendiricidir ve bazı terapistler eğitmene benzerler. Diğer ekoller daha üstü kapalıdır ve eğitim daha dolaylıdır. Değişim sürecinde eğitim, farklı şekillerde düşünme ve yeniden yapılanma bulunması gereken unsurlardır.

Terapist danışanı değiştiremez, ancak danışana değişime açık bir ortam yaratır. Kişiyi kendini ifade etmeye, kişisel gücüne sahip çıkmaya, risk almaya, hatalar yapmaya yüreklendirip, her zaman kabul gördüğünü ve değerli olduğunu bilmesini sağlar.

Terapist, danışanın dikkatini kendisine yöneltmesini sağlar. Böylece, danışanın kendisini değiştirmek için harcadığı zaman ve enerji daha güçlü olur. Kişi kendisine daha hakim olduğunu hissetmeye başlar.

Psikoterapi ile ilgili daha detaylı bilgilere Danışan Hakları ve Sıkça Sorulan Sorular bağlantılarından ulaşabilirsiniz.